Takip Edin:

Teknoloji ve Biz

Home Teknoloji ve Biz

Bilgi teknolojilerinde neredeyiz?

Bugünden baktığımızda dünyada hız kesmeyen bir değişim fırtınası bulunmakta. Ülkemizde daha birkaç yıldır bazı çevrelerce Endüstri 4.0 konuşulurken, şu anda dünya Toplum 5.0 konuşuluyor. Bunlar nelerdir, neler getirecek, neler götürecek toplumumuz henüz bunları konuşmuyor bile. Bu aşamada 4 tanımı ardarda izah etmenin daha doğru olacağı kanaatindeyiz.

 

Endüstri 3.0: Dijital, elektronik sistemler ve bilişim sistemlerinin sektöre hakim olmaya başlaması. Yani yazılım destekli üretimlerin ortaya çıkması diyebiliriz. Bilgisayar üretimle birleşince seri üretim bu sefer çok daha fazla bir ivme kazandı. Her ne kadar zamanla makineleşme artsa da insan gücüne her zaman ihtiyaç duyuldu.

Endüstri 4.0: İnsan gücü önemini yitirmeye başladı. Siber, fiziksel sistemler devreye girdi. Nesnelerin interneti ( Internet of Things ) kavramı fabrikalarda kullanılmaya başladı. Mobilleşme, nesnelerin interneti sayesinde büyük önem kazandı. Akıllı yüzükler, akıllı saatler, akıllı bileklikler üretilmeye başlandı. Herhangi bir nesneye internet erişimi sağlanmasıyla akıllı nesneler ortaya çıktı. Bu fiziksel sistemler sayesinde fabrikaların yönetimi fazlasıyla kolaylaştı. Enerji tüketimi azaldı, verimlilik arttı.

 

Endüstri 5.0: Toplum odaklı insansız teknolojiler. Robotlar fabrika içerisinde insan kolunun yapabileceği hemen hemen her hareketi yapabiliyor. Birbirleriyle iletişim kurabiliyor, elde ettikleri verileri anlık olarak bulut sistemine kaydedebiliyorlar ve böylece yöneticiler tarafından veriler anlık olarak kolaylıkla incelenebiliyor. Fabrikayı ise küçük bir insan grubu yönetiyor. İşte tam bu noktada da “istihdam” sorusu akıllara geliyor.

Toplum 5.0: kısaca tanımlamak gerekirse: Teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplumun gelişimine katkı sağlamasını amaçlayan felsefe diyebiliriz. Toplum 5.0 aslında bazı endişeleri beraberinde getiriyor. Bu endişelerden en önemlisi “istihdam sorunu” yaratma ihtimalidir. Giderek artan otonomlaşma özellikle mavi yakalı ve beyaz yakalı işçilerde işsizlik riskini ortaya çıkarabilir. Bazı kaynaklar bunun olabileceğini düşünürken, bazı kaynaklar ise tam tersi etki yaratacağını yani daha fazla istihdam kapısının açılacağını düşünüyor. Çünkü her robot ve elde ettiği veriler için bir akıllı yönetici gerektiği düşüncesindeler.

Biz neredeyiz? Toplumumuzun Muhasebeye bakış açısı nedir?

Kabaca nerede olduğumuzu tarif etmek gerekirse; 1.000 kilometrelik bir yolun henüz 10uncu kilometresindeyiz ve bu hızla gidersek zamanın çok fazla gerisinde kalacağız. Hızla değişen dünyaya yetişmek için değişim hızına paralel bir hızla hareket etmeliyiz. Başka bir deyişle; adaptasyon problemi yaşamamak için önyargılarımızı bir kenara bırakırıp hep birlikte yeni teknolojileri nasıl kullanacağımıza ve günü nasıl yakalayacağımıza kafa yormamız gerekiyor.

 

Bugün bir muhabir bize bir mikrofon uzatsa “işinizi kısaca anlatır mısınız?” dediğinde, eğer bizler işimizi “5 dakikada anlatacak kadar işimizi önemsemiyorsak, gün gelir robotlar bizim 5 dakikada anlattığımız işimizi bizim yerimize yaparlar” İşte bu nedenle Toplum 5.0 konuşuluyor tüm dünyada. Çünkü günümüz teknolojisinde robotlar, tamamıyla yapay zekalarla donatılmış durumda ve öğrenebilen zekalara sahipler. İnsanın yaptığı her hareketi izleyip kaydedip öğrenebiliyorlar ve hatasız işlem yapıyorlar.

Ülkemizde birçok işletme halen kendi bünyesinde muhasebe birimine sahip değil, sahip olan işletmeler ise personellerine eğitim bütçesi ayırmıyor, yapılan ücretsiz eğitimlere göndermiyorlar veya ucuz istihdam çabası içine girip eğitimsiz işgücü istihdam ediyorlar. Ülkemizde yaklaşık 30 yıl kadar önce bir genel kabul görmüş piyasa ilkesi vardı: “Avukatın, Muhasebecin, Satın Almacın her zaman sağlam olacak ki, şirketin ayakta kalsın, kayıp kaçak olmasın!” Bu ilkeden o kadar uzaklaşıldı ki, Şirket sahipleri artık avukatlara danışmıyorlar, muhasebecilerini önemsemiyorlar ve formalite olsun diye teklif toplayan ve kaliteyi önemsemeyen satın alma işlemleri yapıyorlar. Bugün ki teknolojinin bir yansıması olan E-Fatura sistemi, Kargo ve Posta maliyetlerini neredeyse sıfıra indirmişken, birçok işletme eFatura kullanmamak için çok cüzî olan alt yapı maliyetinden imtina ediyorlar. Günün sonunda başarısız işletmeler giderek çoğalıyor. Sadece 2018 yılı içerisinde 420.000 işletme kapattı. Ortalama 6 kişilik bir işletme olarak düşünürsek, 2.5milyon kişi, işsizlik rakamlarına ilave edildi.

Ülkemizde, İşletmeler kendilerini satış üzerinden ölçümlüyorlar. Ölçü birimi satış rakamı değildir, ölçü birimi operasyonel kârlılıktır. Maliyetlerine hakim olan işletmeler işini program vasıtasıyla yürütüp belirli bir düzene aldığında kazanmaya başlar ve fırsatları değerlendirebilir. Bugün küçük programlar vasıtasıyla 2016 ve 2017 yılında bütçe yapanlar 2018 yılı içerisinde piyasaların daralacağını öngörmüş ve 2019 yılında oluşacak Resesyona kendilerini hazırlamışlardır.

Krizi fırsata çevirenler, sadece fırtınanın şiddetini hesaplayabilecek kadar veriye sahip olup pozisyon alanlardır

Ne yapmalıyız?

  • Personellerinizin eğitimleri için bütçeler oluşturmalısınız. En büyük İşletme Sermayesi, Entelektüel Sermayedir.
  • İşinize uygun Kurumsal Kaynak Planlaması yapabileceğiniz (ERP) program satın alıp veri girişlerine hızlıca başlayıp adaptasyon sürecini çok hızlı geçirmelisiniz
  • ERP’den alacağınız ilk veriler ışığında, raporlanmış sonuçları doğrulayıp daha farklı hangi raporlarla yönetsel kararlar alabileceğinize dair toplantılar düzenlemelisiniz
  • Müşterilerle yapılan görüşmeler, ERP sistemine işlenmeli ve müşterilerinizi tüm veriler ışığında değerlemelisiniz
  • Aylık, Üç Aylık, Yıllık bütçeler oluşturarak planlamalar yapmalısınız
  • Alacak ve Ödeme Listeleriniz güncel olup yazılımınızdan anlık görebileceğiniz şekilde olmalıdır
  • Yeni müşterilere ulaşmalısınız, ihracata önem vermelisiniz
  • Üretim/Hizmet maliyetlerinizi nasıl kaliteden ödün vermeyerek azaltabileceğinizi çalışanlarınızla tartışıp ortak hareket etmelisiniz